MEHMET  ZENGİN

TÜRK GAZETECİ- YAZAR MEHMET ZENGİN HOCALI SOYKIRIMI HAKKINDA EURASİA DİARY-YE ÖZEL RÖPORTAJ VERDİ.

2.3.2020

TÜRK GAZETECİ- YAZAR MEHMET ZENGİN HOCALI SOYKIRIMI İLE İLGİLİ EURASİA DİARY-YE ÖZEL RÖPORTAJ VERDİ.

"Azerbaycanlı kardeşlerimiz Hocalı için ayağa kalkmalı!" - Mehmet Zengin

28.02.2020 09:36 Röportaj

Türk eğitimci, gazeteci ve yazar Mehmet Zengin Hocalı Soykırımı ile ilgili Eurasia Diary-ye özel röportaj verdi.

Dağlık Karabağ`da Hocalı kasabasında Rus ordusunun desteğini alan Ermenilerin, masum sivilleri katletmelerinin üzerinden tam 28 yıl geçti. Hocalı`da 26 Şubat 1992`de insanlık tarihinin en gaddar ve en acımasız katliamlarından biri yaşanmıştır.

Türkiye`yi sözde soykırım iddialarıyla suçlayan Ermenistan devlet yetkililerinin talimatları doğrultusunda Ermeni teröristlerinin, Hocalı`da sivil, silahsız, çocuk, kadın, ihtiyar ve genç ayrımı yapmaksızın yüzlerce kardeşimizi vahşice ve hunharca katletti. İşgalde ayrıca 487 kişi ağır yaralanmış, 1275 kişi rehin alınmış, 150 kişi ise kaybolmuştur. Kaybolanların akıbetleri hakkında ise hala bir bilgi yoktur.

Hocalı`daki vahşet ve soykırımın, "Büyük Ermenistan" ideali çerçevesinde Ermenistan diasporası ve perde gerisindeki küresel aktörler ve diğer emperyalist güçlerin desteğiyle hedef olarak seçilen Karabağ bölgesinin, Azerbaycan Türklerinden tamamen temizlenmesi için gerçekleştirilmiştir.

Azerbaycan topraklarının beşte biri halen Ermenistan`ın işgali altında olup, bir milyonun üzerinde Azerbaycanlı kardeşimiz yerinden ve yurdundan göç etmek zorunda bırakılarak Azerbaycan`ın değişik şehirlerinde yaşamak durumunda kalmıştır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 30 Nisan 1993’te oybirliği ile alınan 822 sayılı kararı ile Ermeni kuvvetlerinin işgal altındaki topraklardan çekilmesini istemiş, ancak bu talep formaliteden öteye gidememiştir. Ermeniler işgal ettikleri topraklardan çekilmediler. Ayrıca, Ermenilerin işlediği katliam göz ardı edilmiştir. BM kararlarında katliam yapıldığına ilişkin ifadeler yer almazken sadece Ermenilerin Azeri topraklarını işgal etmiş olduğunun dile getirilmesi, uluslararası hukukun Müslümanlar söz konusu olduğunda işletilmediğinin bir göstergesi olmuştur.

Türk milletine soykırımcı yaftası vurarak yıllardan beri iftira ve kurmaca senaryolarla ülkemizi uluslararası toplum nezdinde zor durumda bırakan Ermeni zihniyetinin gerçekleştirdiği cinayetlerin görmezden gelinmesi, insanlığın gördüğü en büyük çifte standartlardan birisidir.

Hocalı Katliamı’nı gerçekleştiren Ermenistan’dan cesaret alıp benzeri vahşete yeltenmek arzusunda olacaklara caydırıcı olması için ‘uluslararası toplumun’, BMGK, AGİT ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın gerekli hassasiyeti göstermesini beklemek beyhudedir. Küresel güçlerin dümen suyunu girmiş bu teşkilatların, hakkı yenmiş, zulme uğramış dünya mazlumlarının yanında durmasını beklemek boşa zaman kaybıdır.

Bir yandan; 14 asırdır İslam’ın Haremi, Müslümanların onuru ve namusu olan ve içinde Mescid-i Aksa’yı barındıran kutsal topraklar; onur ve haysiyetlerini küresel güçlere satmış İslam ülkelerinin ‘sözüm ona’ liderlerinin ihanetleri nedeniyle 50 yıldır İsrail’in tahakkümü altında ezilirken diğer yandan 28 yıldır Azerbaycan halkının toprakları, Emperyalist devletlerin desteği ve satılmış İslam ülkeleri rejimlerinin basiretsizliklerinden cesaret alınarak Ermenilerin işgal altında inim inim inlemektedir.

Geçmişte İslam`a karşı Haçlı seferleri ile saldıran küresel güçler, günümüzde açık savaşlar yanı sıra, gizli stratejilerle topyekun bir mücadeleye girişmiştir. Stratejilerden kastım soğuk savaş, ekonomik savaş, psikolojik savaş, teknolojik savaş gibi kavramlardır.  Müslümanlara karşı ortak ve sistematik harekât  yürütülmektedir. Dinimizin bize gösterdiği yoldan uzaklaşmak, kendi cemaat liderlerini kutsallaştırmak, cemaat ve parti mücadelesi ile birbirleri ile didişmekten dolayı İslam Dünyası bugün çok zor durumda.

İslam Dünyası yıllarca mezhepçilik ve cemaatçilik kavgası ile uğraşırken batı ne yaptı? Batı bir yandan teknolojisini geliştirdi. Diğer yandan da İslam coğrafyasını sömürmenin gayreti içinde olmuştur. İslam ülkelerinin sultanları, şahları, kralları ve diktatörleri maalesef bu sömürüye “dünya nimetleri uğruna” veya “korkaklığından” seyirci kalmışlardır, teslim olmuşlardır.

Batı, İslam dünyasını sömürmekle, onları mezhepçilik ve cemaatçilik kavgası için kışkırtmakla da yetinmedi. Akla hayale gelmedik bahanelerle birçok İslam ülkesini işgal ederek veya farklı yöntemler kullanarak binlerce Müslüman’ın kanını döktü. Azerbaycan, Bosna Hersek, Afganistan, Irak, Libya, Cezayir, Filistin, Somali, Suriye ve en son Myanmar. Hatırlayamadığımız daha niceleri…

Yapılması gereken: 1-Dünya Müslümanlar`ı güçlü bir “İslam Birliği” kurmalı.

2-Ekonomik, kültürel ve teknolojik alanda gelişme gösterilmeli.

3-Uluslararası ve bölgesel ilişkiler güçlendirilmelidir.

4- Mezhepçilik ve cemaatçilik çekişmesine bir son verilmeli ve İslam kardeşliği etrafında birleşmeli.

5- Dünya enerji kaynaklarının büyük bölümünü elinde bulunduran İslam Dünyası bunun değerini bilmeli. Gerektiğinde de batıya karşı “silah” olarak kullanmalı!

İslam Dünya’sı yaşadığı bu zilletten kurtulmak ve güçlü, istikrarlı, müreffeh bir medeniyet olmak için, (geçmişte olduğu gibi) üste belirttiğim maddelerin yanı sıra birlik halinde hareket etmek zorundadır.

Kur-an’ı Kerim birlik olmamızı, birliğin bize kazandıracaklarını, aksi durumda ne tür sıkıntılarla karşı karşıya kalacağımızı bize bakın nasıl haber veriyor…

 “Allah`ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah`ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın.” (Al-i İmran, 103) “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah`tan ko rkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.”(Hucurat Suresi, 10)

“Kendilerinden önce o yurdu (Medine`yi) hazırlayıp imanı gönüllerine yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinde bir açıklık olsa bile kardeşlerini öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin cimri ve bencil tutkularından korunmuşsa, işte onlar, felah bulanlardır.” (Haşr Suresi, 9) “Allah`a ve Resûlü`ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Enfal Suresi, 46)

“Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.”(Al-i İmran Suresi, 105)

Peygamber Efendimiz (sav) ise, Müslümanlar arasında birlik ve beraberliği, dayanışmanın nasıl olması gerektiğini aşağıdaki hadisinde şöyle tarif etmiştir:

“Birbirinize hased etmeyiniz. Birbirinize buğuz etmeyiniz. Birbirinizle iyi ilişkileri kesmeyiniz. Birbirinizden yüz çevirip küsüşmeyiniz ve ey Allah`ın kulları, kardeşler olunuz.”

Tüm bu ayet ve hadislerin ortaya koyduğu gibi, İslam Dünyasının kurtuluş reçetesi İslam kardeşliği etrafında birleşmek, ayrılıkları ve farklılıkları bir kenara bırakıp, tüm Müslümanların “kardeş” olduğu gerçeğinle hareket etmektir. Ancak bu durumda işgal edilen topraklarımızı ve onurumuzu yeniden geri kazanabiliriz.

Azerbaycanlı kardeşlerimizle bu haklı davalarında Türk halkı olarak dayanışma içerisindeyiz. Bu olayın müsebbiplerinin uluslararası hukukta yargı önüne çıkarılması ve Ermenistan`a da işgal ettiği Azerbaycan topraklarından bir an önce terk etmeleri gerektiğini hatırlatıyorum.

Ermeni saldırılarıyla hayatını kaybetmiş bütün soydaşlarımızı hürmetle ve rahmetle yâd ediyor, hepsine Cenâb-ı Allah’tan rahmet diliyoruz. Katliamı ve Azerbaycan topraklarının yıllardan beri süre gelen işgalini şiddetle ve esefle kınıyorum.

İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen bu katliama imza atanları insanlık vicdanına mahkum etmenin yeterli olmadığını, hukuk önünde hesap vermeleri sağlanmalıdır. Azerbaycan Milleti, devleti ile el ele vererek işgalci Ermenistan’a hak ettiği cezayı kesmeleri ve işgal altında bulunan toprakları geri almalarının zamanının geldiğine, hatta geçtiğine inanıyorum.

Türk Milleti,"tek millet, iki devlet" anlayışının gereği olarak Azerbaycan kardeşlerimizin her daim yanında olacaktır.

Günel Ağayeva

Eurasia Diary

 https://ednews.net/tr/news/interview/418845-azerbaycanli-kardeslerimiz-hocali-icin-ayaga-kalkmali

©2010 Copyright Mehmetzengin.net