MEHMET  ZENGİN

“YÜZYILIN ANLAŞMASI / FİLİSTİN’İ BÖLME PLANI”

5.2.2020
 “YÜZYILIN ANLAŞMASI FİLİSTİN’İ BÖLME PLANI”
Geçmişten bu yana tüm ABD Başkanları Siyonizm’in emrinde olduğunu kitabımızda daha önce birçok defa vurgulamıştık. İsrail’in çıkarlarını gözetmek, ‘güvenliğini’ sağlamak adı altında İsrail terör devletinin Filistinlilere yönelik gerçekleştirdiği yüzlerce katliama, soykırıma, işkencelere, yasa dışı yerleşim yerlerinin inşasına ve yayılmacı politikalarına göz yummuşlardır. Dahası alenen destek vermişlerdir. Ancak burada son ABD Başkanı Donald Trump’a ayrı bir parantez açmak gerekir. Zira tüm ABD Başkanları içinde Siyonizm’e ‘aleni’ hizmette en fazla katkı sağlaması bakımında öne çıkmıştır. ABD eski başkanları içerisinde en açık sözlüsü olarak dikkat çekmektedir. Siyonizm’e destek hususunda da açık ara önde olan Trump’ın başkanlığı döneminde Kudüs-ü Şerif’i resmen İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı ve ardından Suriye toprağı olan “Golan Tepelerini” İsrail’e vermesi ve nihayetinde 28 Ocak 2020’da “Yüzyılın Antlaşması” olarak lanse edilen işgal planını açıklayarak,  İsrail’in işgal ettiği topraklara adeta yasal bir şemsiye getirme kararı onu diğer başkanlardan ayıran en bariz örneklerdir.

Filistinlilere “Yüzyılın Anlaşması” adı altında dayatılan aslında, İsrail`in 1948 yılından bu yana gerçekleştirdiği işgalleri meşrulaştırma ve “Vaat edilmiş Topraklara” bir adım daha yaklaşma planından başka bir şey değildir. Antlaşmada Filistin lehine nerdeyse tek bir madde dahi bulunmayan anlaşma dünyaya barış anlaşması olarak lanse edildi.

ABD ve İsrail, Filistinlilerin görüş ve onayına başvurmadan tek taraflı olarak kaleme aldıkları anlaşmaya Donald Trump’ın Yahudi damadı Jared Kushner’ın öncülük etmesi ise dikkat çekicidir. Siyonizm’in özellikle de Ortadoğu’daki tüm operasyonlarının açık destekçiliğine soyunan Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Suudi Arabistan beklendiği gibi bu anlaşmaya da destek vermekten geri durmadı. Anlaşmaya, başta Hamas olmak üzere birçok kişi ve kesimden tepki de gelmiştir.  Bu tepkilerden birkaçını burada paylaştıktan sonra Yüzyılın Anlaşması” adı altında dayatılan yüzyılın ihanet planının önemli bazı maddelerine yer verelim.

İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, ABD Başkanı Donald Trump`ın açıkladığı sözde barış planına sert tepki gösterenlerden birisiydi.  Jeremy Corbyn, ABD Başkanı Donald Trump`ın sözde Orta Doğu barış planının aslında `barış için bir tehdit olduğunu` belirterek, İngiliz hükümetinden `bu rezalete` karşı çıkmasını istedi. Corbyn, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Trump`ın Orta Doğu anlaşmasının bir barış planı olmadığını ifade ederek, "Bu, İsrail`in yasadışı sömürgeciliğini garanti altına alma ve Filistin`in haklarını reddetme planıdır. Barış için bir tehdittir." ifadelerini kullandı. İşçi Partisi lideri, İngiliz hükümetinin "bu rezalete karşı çıkması, gerçek bir barış anlaşması ve hakiki bir `iki devletli çözüm` için baskı yapması gerektiğini" sözlerine ekledi.

Diğer taraftan İsrail yanlısı "Barış Şimdi" adlı sivil toplum kuruluşu, ABD`nin işgal altındaki topraklara yasal şemsiye getirme planı hakkında yaptığı yazılı açıklamada, "Yüzyılın Anlaşması olarak bilinen plan İsrail`e, parçalanmış bir Filistin devletinin inşası karşılığında Batı Şeria`daki Yahudi yerleşim birimlerini ilhak etmesi için yeşil ışık yakıyor. Bu plan sürdürülebilir değil ve istikrarı sağlayamaz"  denildi. Açıklamada ayrıca, Filistinliler için başkenti Doğu Kudüs olan iki devletli çözüm önerisinin uygulanması çağrısı yapılarak, iki devletli çözüm dışındaki önerilerin "tarihin çöplüğüne gömüleceğini" ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, ABD Başkanı Trump`ın Kudüs`ün İsrail`in başkenti ilan ettiği sözde barış planına ilişkin, "Kudüs Müslümanların kutsalıdır. Kudüs`ün İsrail`e verilme planı asla kabul edilemez. Kudüs Müslümanların kutsalıdır. Kudüs`ün İsrail`e verilme planı asla kabul edilemez. Açıklanan plan, barışa ve çözüme hizmet etmeyecektir. Bu, Filistinlilerin haklarını yok sayma ve İsrail`in işgalini meşrulaştırma planıdır" ifadelerini kullandı.

YÜZYILIN İHANET PLANI

 Açıklanan anlaşmanın ayrıntılarını HaYom Gazetesi yayınladı. Sözleşmenin öne çıkan bazı maddeleri ise şöyledir:

-Gazze ve Batı Şeria topraklarında Yeni Filistin isimli bir devletin kurulması…

-İsrail rejimi tarafından yasadışı bir şekilde inşa edilen Yahudi yerleşim merkezlerinin işgal rejimine bağlanması .

-Kudüs’ün taksim edilmediği ve işgal rejimi ile Yeni Filistin Devleti arasında ortak paya sahip olduğunun kaydedildiği plana göre, Kudüs’teki Arapların Yeni Filistin ismiyle kurulacak devlete nakledilmesi.

-Yahudiler Arapların evlerini satın alamayacak.

-Araplar da Yahudilerin evlerini satın alamayacak.

-Gazze için Mısır’ın bir miktar toprak verilmesi. Mısır’ın ‘Yeni Filistin Devleti’ne vereceği topraklara Filistinlilerin yerleştirilmemesi ve söz konusu topraklarda havalimanı, ziraat, sanayi ve ticaret bölgesinin oluşturulması.

- ‘Filistin Devleti’ne 5 yıl içerisinde 30 milyar dolar verilmesi. Bunun yüzde 20’sini ABD, yüzde 10’unu Avrupa Birliği, yüzde 70’ini ise Körfez ülkelerinden karşılayacak. Yüzde 70’in de kendi içerisinde Körfez ülkelerinin petrol kapasitelerine göre bölüştürülecek.

-Yahu yerleşim merkezlerinin İsrail rejimine bağlanmasının masraflarını rejimin kendisinin karşılayacağının belirtildiği plana göre, Yeni Filistin Devleti’nin askeri olmayacak, devletin tek silahı polisteki silah olacak.

-İşgal rejimi ile ‘Yeni Filistin Devleti’ arasında savunma anlaşması imzalanacak ve işgal rejimi ‘Yeni Filistin Devleti’ni dış saldırı durumunda koruyacak.

-Anlaşmayı destekleyen Arap ülkeleri de bu anlaşmanın karşılığı olarak işgalci İsrail rejimine savunma parası ödeyecek.

- Hamas, silahtan arındırılacak ve bu silahlar Mısır’a teslim edilecek. Hamas’ın liderlerinin ve hareket mensuplarının şahsi silahları da teslim edilecek. 

-Anlaşmadan bir yıl sonra Filistin’de demokratik seçimler yapılacak ve tüm Filistinlilerin aday olma hakkı olacak. 

 -5 yıl içerisinde Filistin Havalimanı ve deniz limanı inşa edilecek. Bu süre içerisinde işgalci İsrail rejimin havalimanları ve deniz limanları kullanılabilecek. 

Ürdün Vadisi’nin İsrail’in kontrolünde olmasının öngörüldüğü anlaşma metnine göre, 90 yolunun 4 şeritli olacağı ifade ediliyor. İşgal rejiminin 4 şeride ayıracağı yolun iki şeridinin Filistin’e ait olması ve ‘Yeni Filistin Devleti’ni Ürdün’e bağlaması planlanıyor.

-Anlaşma Hamas veya Filistin Özerk Yönetimi tarafından kabul edilmemesi durumunda ABD, Filistin’e yönelik tüm mali desteğini çekecek ve başka ülkelerin mali destek vermesine de engel olacak. 

-Anlaşmayı Filistin Özerk Yönetimi’nin kabul edip Hamas ve İslami Cihad’ın kabul etmemesi durumunda ise ABD, İsrail rejiminin Hamas ve İslami Cihad’a yönelik saldırılarını ve direniş liderlerine yönelik suikastlarını destekleyecek.

-Anlaşmada, Mescid-i Aksa’nın sorumluluğunun ise, Ürdün’den Suudi Arabistan’a verilmesi öngörülüyor.

-Batı  Şeria bölgesindeki büyük Yahudi yerleşimleri İsrail’in elinde kalacak.

-Kudüs her iki tarafın başkenti olacak, ancak kurulacak Kudüs Belediyesi İsraile bağlı olacak.

MEHMET ZENGİN

29/01/2020

 Foto altı :Trump’ın kişisel sosyal medya hesabından açıkladığı, Doğu Kudüs`ün başkent olarakgösterildiği gelecekteki Filistin Devleti böyle öngörülüyor.

©2010 Copyright Mehmetzengin.net