MEHMET  ZENGİN

MADURO NEDEN HEDEFTE?

25.2.2019

Önceki gün ordu içinde yuvalanmış, küresel aktörlerin menfaatini milletinin menfaatinden önde gören işbirlikçi askerler ile darbe girişiminde bulunuldu.

Darbe girişimi şimdilik bastırılmış gibi görünüyor. Ancak darbe olasılığı tehlikesi hala sürmektedir. Alçak senaryoyu yazan “üst akıl” darbe girişimin başarıya ulaşamamasına rağmen vazgeçmek niyetinde görünmüyor. Muhalif kesimi sokaklara dökerek olası yeni bir darbeye zemin hazırlamanın hesaplarını yapıyor.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, halkını ülkedeki ABD kaynaklı darbe tehlikesi karşısında uyanık olmaya, sokakta kalmaya çağırması, tehlikenin sürdüğünü göstermektedir.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik kalkışmanın arkasındaki gücün sözcülüğüne soyunmuş olan ABD Başkanı Trump, bu işin arkasında kendilerinin olduğu gerçeğini gizleme gereği bile duymuyor. Trump, yaptığı açıklamada Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido`yu ülkenin "geçici devlet başkanı" olarak tanıdığını açıkladı.

 Ülkede an itibariyle durum gergin. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya destek veren halk kesimi ile Maduro karşıtı muhalefet sokaklarda. Başkan Erdoğan, Venezuela`da ABD ve küresel aktörlerin planladığı ve desteklediği olayların ardından Maduro`yu arayarak desteklerini iletti. Türkiye, Maduro’ya ilk desteği açıklayan ülke olması bakımından da dikkat çekiciydi. Türkiye’nin ardından Rusya, Meksika, İran, Çin, Küba, Uruguay, Nikaraguay ve Bolivya’dan da destek açıklamaları geldi.

Kendini dünyanın jandarması olarak gören “küresel aktörlerin” sözcüsü ABD’nin planlayıp uygulamaya soktuğu operasyona destek veren ülkeler de maalesef az olmadı. AB başta olmak üzere Kanada, Kolombiya, İngiltere, Fransa, İspanya, Peru, Şili gibi daha birçok ülke bu alçak müdahaleye destek vermektedir.

Burada irdelenmesi gereken, darbenin arkasında kimin olduğundan çok Maduro’nun neden hedefte olduğudur.

Maduro’yu iktidardan düşürmek amacıyla önceki gün gerçekleştirilen darbe girişimi, Maduro’ya yönelik icra edilen operasyonlardan sadece biridir.  Gerek Chavez, gerekse Maduro daha önce de benzer operasyonlarla karşı karşıya kalmıştı.

2002 yılında Chavez darbe girişimiyle indirilmek istenmişti. Chavez’in yerine gelen Maduro da ABD’nin hışmından kurtulamadı. Ülkede, ABD menfaatlerini gözeten muhalif gruplar harekete geçirildi. Aylarca sokaklarda ölümlerle sonuçlanan şiddet olayları meydana geldi. 2017’de Maduro yönetimine karşı bir helikopter saldırısı düzenlendi. Son olarak da 4 Ağustos Cumartesi günü bombalı drone saldırısına maruz kaldı.

Geçmişte Hugo Chavez, bugün ise Maduro.  ABD, Chavez döneminden bu yana Venezuela’yı hedef almaktadır.

Peki neden?

Nedenini anlayabilmek için Venezuella’nın özellikle de Chavez döneminden bugüne kadar uygulaya geldikleri politikalara bakmak isabetli bir yanıt için faydalı olacaktır.

Chavez göreve gelir gelmez anayasayı değiştirerek, ABD işletmesinde olan petrol şirketini millileştirmesi küresel aktörlerin Venezuella’yı hedef tahtasına oturtmaları için yeterliydi.

 Maduro’nun küresel aktörleri ve ABD’yi rahatsız eden eylemlerinden biri de Venezuela’nın dijital para birimi “Petro” oldu. Venezuela’nın dijital para birimleriyle yapılan tüm finansal işlemleri yasaklanması bu rahatsızlığın bir sonucuydu.

Maduro, her zaman Filistin halkını savundu ve Siyonist İsrail’e karşı sert eleştirilerde bulundu.  ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etme kararına da şiddetle itiraz etti. Üstelik “küresel aktörlerin” en büyük “düşmanı” Başkan Erdoğan ve Türkiye’nin yanında yer alarak... Bütün bunlar Maduro’nun hedef tahtasına konulmasına yol açan nedenlerden bazıları oldu.

Venezuella, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olduğunu da göz önünde bulundurursak “Maduro neden hedefte?” sorusunun yanıtını çok daha iyi anlayabiliriz sanırım!

Dünya’daki kavgaların, savaşların ve operasyonların arkasında yatan en önemli sebebin yer altı kaynakları, para ve güç olduğunu düşünürsek;  dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip, ülkesini üstelik “küresel güçlerin” dümen suyuna girmeyen lideri varken kendi haline bırakılamazdı elbet!

Tıpkı Erdoğan gibi Maduro’da “dünyanın efendilerine” ve isteklerine boyun eğmedikleri için saldırılara maruz kalmaktadırlar.

Küresel aktörler 17-25 Aralık’ta başladıkları ve 15 Temmuz’da nihayetine ulaştırmayı amaçladıkları Türkiye’ye diz çöktürme operasyonunun bir benzerini Venezuella’da devreye soktular.

 Bağımsızlığımıza ve istikbalimize kasteden bu saldırıları nasıl ki önce Allah’ın (cc) yardımı, sonra Reis’in ve milletimizin dik duruşu ve cesareti korumayı başardıysak;  Venezuella halkı da ülkelerinin bağımsızlığına ve istikbaline sahip çıkarak başkanlarının arkasında duracaklarına inancım tamdır.

MEHMET ZENGİN

25/01/2019

©2010 Copyright Mehmetzengin.net