MEHMET  ZENGİN

ABD NE YAPMAK İSTİYOR?

23.12.2018
Kimi zaman açık tehditlerle, bazen aba altından sopa göstermek suretiyle operasyonu engellemeyi denedi.

ABD’nin tehditleri, Erdoğan’ın kararlı duruşu karşısında boşa çıktı. Erdoğan’ın kararlığını gören ABD geri adım atmak zorunda kalmıştır.

İngiliz haber ajansı Reuters ve ABD`nin önde gelen haber kuruluşları, Washington yönetiminin Suriye`deki bütün askeri varlıklarını çekmeyi düşündüğünü açıklamasını ardından ABD Başkanı Donald Trump`ta Twitter`dan "Suriye`de DAEŞ`i yendik. Benim başkanlık dönemimde orada kalmak için tek sebebimiz oydu" şeklindeki paylaşımı, çekilme hususunda çıkan haberleri teyid etmiş oldu.

Şimdi ise ABD’nin sürpriz bir şekilde Suriye`den çekilme kararı almasının perde arkasında nelerin yattığı tartışılmaktadır.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump`ın aldığı bu kararın sahada ne kadar karşılığı olur bilinmez. Zira ABD ve Başkanı tarafından daha önceleri ‘Afganistan’dan ayrılma’ vb. konularda alınan kararların uygulanmadığı gerçeği de ortadadır.

ABD`nin Suriye`den bu ani çekilme kararı almasının arkasında bir bit yeniği olduğunu düşünenler çokta haksız sayılmaz! Zira ABD’nin bölgedeki yakın ve uzak menfaatleri ve emelleri öyle bir çırpıda atılacak, vazgeçilecek cinsten şeyler değildir.

Peki neydi ABD’ye, bölgede biçilen görev?

Daha önceleri de birçok kez yazılarımda ifade ettiğimi gibi; ABD’nin bölgede bulunma gerekçesi ‘petrol kaynaklarına ulaşmak’ ve daha da stratejik olanı ‘, Türkiye’nin sınırına bir terör koridoru inşa ederek Kürt devleti kurdurarak İsrail’in güvenliğini sağlamak. Nihayetinde de Siyonizm’in hayali olan `Arz-ı Mevud`  yani “Vaad Edilmiş Topraklar” olarak ifade edilen, Fırat’tan Nil’e kadar olan bölgede bir “Büyük İsrail Devleti’ni” kurdurmaktır.

ABD, Orta Doğu`daki yakın ve uzak menfaatlerinden ve emellerinden ani bir şekilde vazgeçtiği izlenimi yaratsa da hakikat öyle değildir. Küresel aktörler bu emellerden asla vazgeçmeyecektir. Ama bugün, ama yarın. Ama ABD eliyle ama başka bir ülkenin desteğiyle bu amaçlarına ulaşmak için her şeyi denemeye devam edeceklerdir.

Küresel Aktörler ve onların silahlı gücü olan ABD, ‘Vaad Edilmiş Topraklar’a’ bu kadar yaklaşmışken neden geri adım attı o halde?

Suriye`den çekilmenin Türkiye ile ilişkilerin onarılmasına dönük daha geniş bir stratejinin parçası olabileceği yönünde analizler yapılsa da; Türkiye`nin Fırat`ın doğusuna düzenlemeyi planlandığı harekâtta istenmeyen çatışmaların önlenmesi düşüncesiyle ABD`nin çekilme sürecini başlattığı yönündeki analizler daha gerçekçi gibi duruyor.

Türkiye’nin, ABD’ye rağmen bölgeye yapacağı operasyon PYD/YPG Terör Örgütü’ne yönelik yapılıyor gibi görünse de gerçekte;  Türkiye ile açık bir savaşa girmeye cesaret edemeyen `Küresel Aktörler` ve ABD, terör örgütlerini kullanarak bize karşı `Vekâlet Savaşı` sürdüren ABD’ye yönelik yapıldığı algısı hâkim. Bu nedenle, operasyon sonucunda kaybeden sadece terör örgütleri olmayacaktı. ABD’de kaybedecekti.

ABD, bu algıyı yaşamamak için kaçmayı tercih etti. Kaçarken de stratejik bir hamle yaparak ‘zararın neresinden dönersem kârdır’ düşüncesinden hareketle ‘kaybederken de kazanma’ stratejisini uyguladı.

Donald Trump’ın çekilme kararını, Erdoğan ile Cuma günü yapılan görüşmenin ardından, yıllardır Türkiye’ye verilmeyen Patriot füzesi ile ilgili satış kararının çıkmasını da bu olayla birlikte okumak gerekiyor.

Küresel aktörler ve ABD için bölgede var olmanın hayati öneme sahip olmasına rağmen askerlerini çekmek zorunda kalması,  asla tehlikenin bittiği anlamı çıkarılmamalı!

Entrika ve ayak oyunlarında mahir olan Amerika ve küresel aktörler, “Vaad Edilmiş Topraklar’a” ulaşmak için mutlaka “b,c,d” planlarını çoktan yapmıştır bile!

Türkiye, ABD’nin bölgeden uzaklaşması hususunda müthiş bir iş başarmıştır. Bu başarı bizi asla rehavete sürüklememelidir. Çünkü karşımızda entrika ve ayak oyunlarını çok iyi beceren tehlikeli bir güç var. Uyanık olmalı…

 Yaralı bir ABD, dünden çok daha tehlikelidir!

MEHMET ZENGİN

20/12/2018

©2010 Copyright Mehmetzengin.net