MEHMET  ZENGİN

“AH HALEP SENİ KORUYAMADIK- UTANCIMIZ BÜYÜK!”

25.12.2016
Yıl geçmiyor ki İslam dünyasında kan ve gözyaşı akmasın, yürekler yanmasın. Bu dram bazen Gazze’de, bazen Afganistan’da, kimi zaman Mısır’da, Libya’da, Irak’ta, Myanmar’da Suriye’de… Velhasıl nerede bir Müslüman topluluk varsa orada hüzün, orada kan, orada gözyaşı hiç dinmiyor.

Bugün sıra Suriye’de, Halep’te.5 yılı aşkın bir süredir altı yüz bin masum insanın katledildiği ‘ülkede’ zalimler kana ve vahşete doymamış olacak ki sivillerin üzerine bombalar yağdırmaya devam ediyor. Türkiye’nin, Rusya’ya yönelik yaptığı baskı sonucu alınan “ateşkese” rağmen!

Çoğunluğu çocuk olan binlerce masum insanın üzerine Rusya destekli Esad rejiminin eli kanlı askerleri ile İran yanlısı Şii katiller bomba yağdırıyor.

Hasbelkader bombalardan kurtulup hayata tutunanlar, açlık ve susuzluktan can veriyor.

Tüm bu vahşet görüntüleri, tüm insanlığın gözü önünde gerçekleşiyor. İnsanlık maalesef  kör ve sağır. Kalpler katılaşmış,yürekler taşlaşmış…

Gözleri var vahşeti görmüyor!

Kulakları var çığlıkları duymuyor!

Kalpleri var ama vicdanları sızlamıyor!

İnsanlığın yüzkarası BM, NATO, AB ve ‘İslam Dünyası’ olmak üzere dünya; Halep’te olup biteni seyrediyor.

Tıpkı geçmişte Mısır’da, Tunus’ta, Afganistan’da, Somali’de, Myanmar’da Irak’ta ve Suriye’de yaptığı gibi!

Ne altıyüz bin insanın katledilmesi, ne de Halep’in katil Esad’ın eline geçmesi onları tatmin etmemişe benzemiyor. Ölen Müslüman olunca kararan vicdanlar rahatsızlık duymuyor. Buna şaşırmıyorum elbette. Beni şaşırtan İslam Dünyası’nın sessizliği, ilgisizliği, umursamazlığı ve hepsinden önemlisi “ihaneti”!

Binlerce mazlumun yaşama hakkı BM’in veto kararlarına takılması insanlık adına ayrıca utanç vericidir. Ancak biz Müslümanların ilgisizliğini, suskunluğunu hangi insani ve vicdani değerle izah edeceğiz?

1 Milyar 300 Milyon Müslümanı temsil ettiği iddia edilen ‘İslam İşbirliği Teşkilatı’ ,’Arap Ligi’ ve benzeri oluşumlar ne işi yarar? Bugün müdahale etmeyeceksiniz de ne zaman edeceksiniz?

Ölen yüzbinlerce Müslümanın kanı sadece elinizi değil, tüm bedeninize sıçradığının farkında değil misiniz?!

İslam Dünyasında yaşanan hangi soruna bir çözüm buldunuz?

Hangi Müslümanın gözyaşını sildiniz? Hangi mazlumun elinden tutarak destek oldunuz?

Tüm bu soruların yanıtı koca bir “HAYIR’dan” ibarettir.Çok geç kalan ateşkes kararı!

Siz; Mısır’da Müslümanlar katledilirken seyrettiniz.

Filistin kardeşlerinizin, bombalar altında can verişini izlediniz.

Mynmar’da din kardeşlerinizin canlı canlı yakılışını görmediniz.

Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de katledilen milyonlarca müminin ölümüne sessiz kaldınız. Zulümden kaçıp insanca yaşam hayali için yollara düşen kardeşlerinizi Akdeniz’de sulara gömdünüz.

Siz, katilleri ve canileri dost edindiniz!

Kardeşleriniz açlıktan ve bombalar altında inim inim inlerken siz zevk-ü sefa içinde gününüzü gün eylediniz.

Bununla da yetinmediniz!

Katil Esad’ın yıkılmaması için elinizden geleni ardınıza koymadınız. Mazlumların tek umudu kalan Türkiye ve onun liderine diz çöktürmek, yok etmek için “Küresel güçlerin” operasyonlarına alet oldunuz. Masasına meze olmaktan utanmadınız!

Bunca trajedi yaşanırken biz ne yaptık?

Eğri oturup doğru konuşmalı. Geçmişte Gazze, Filistin, Irak, Myanmar için ne yaptıysak bugün de Suriye ve Halep için de aynısını yapmanın gayreti içindeyiz. Halep düşmesin, kardeşlerimiz ölmesin diye Reis-i Cumhurumuz başta olmak üzere gayret ediyoruz. Ateşkes olması için her gün görüşmeler yapıyor, ülkeleri sorunu çözmeye çağırıyoruz. Tepki gösteriyor, katillerin ve zalimlerin yüzlerine karşı yaptıkları zulmü haykırıyoruz.

Suriye’deki Muhalefete silah ve askeri destek veriyor, “Fırat Kalkanı” operasyonu kapsamında birlikte mücadele ediyoruz…

Peki yaptıklarımız yeterli midir? Daha fazlasını yapabilir miydik? Yapmalı mıydık? Elbette çok daha fazlasını yapabilirdik. Yapmalıydık diye düşünüyorum.

Daha fazlasını yapamadığımız için “Halep düştü”! Bize umut bağlayan mazlum Haleplileri hayal kırıklığına uğrattık.

Ey mazlum ve mağdur Halepli kardeşim…

Ey naçar kalmış günahsız Suriyeli, Halepli, Iraklı ve Myanmarlı yavrularımız. Ne olur bizi affedin!

Sizi koruyamadık. Sizi, zalimin elinden kurtaramadık. Halep’in yok oluşuna engel olamadık.

Ey gözü yaşlı analar, babalar ve çocuklar!

Kardeşlik hukukumuza sadık kalamadık.

Utancımız büyük!

Bu utancı bir daha yaşamamak için hatalarımızı gözden geçirmeliyiz. Bir insan ve Müslüman olarak nerede hata yaptığımızı bulmalı, bir daha yeni Haleplerin yaşanmaması için yaşananlardan ders çıkarmalıyız. Birliğimizi sağlamalı, ekonomik ve askeri alanda güçlenmeliyiz. İslam dünyası; hepimiz birimiz, birimiz hepimiz anlayışıyla hareket etmeyi artık sağlamalıyız.

Ey Müslüman!

Halep düşmüştür. Halep’in düşmesi, İslam dünyası için utanç vesikasıdır. Yüzbinlerce Müslümanın katledilmesini önleyemediğimiz ve daha da acısı önlemek için yeterli gayreti göstermediğimiz için en az caniler ve destekçileri kadar biz de cinayetlere ortağız.

Bu hakikati unutmayalım.

Unutmayalım ki, Halep son olsun!

MEHMET ZENGİN

14/12/2016

©2010 Copyright Mehmetzengin.net