MEHMET  ZENGİN

‘ŞANLI’ URFA VE GAZİANTEP İZLENİMLERİM

18.04.2016
Hafta sonu, değerli dostum Ali Rıza Özkan ile Güneydoğu Anadolu Bölgemizin güzide şehirleri olan Gaziantep ve Urfa’daydık. Bu yazımda Peygamberler şehri, medeniyetlerin beşiği Şanlıurfa ile “Yaratıcı Şehirler Ağı’na” dahil edilmeye hak kazan Gaziantep izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Güzel ülkemizin büyük bir bölümünü gezmiş biri olarak Şanlıurfa ve Gaziantep’e bu kadar geç gelmiş olmaktan dolayı kendimi eleştirmekten geri duramadım

Gezmeyi seven, ülkemizin tarihine ve turizm açısından değer teşkil eden eserlere merakı olan dostumla birlikte bu ziyareti yapmak son derece keyifliydi!

Urfa ziyaretimiz, Urfa’nın yemek kültüründe önemli yer tutan ciğer kahvaltısı ile başladı. Burada özellikle sabah kahvaltılarında ve geceleri ciğer en çok tercih edilen yemek türüdür. Yolunuz Urfa’ya düşerse merkezde, çarşı içindeki ciğercilerde güne başlayın. Meşhur Urfa mutfağının leziz yemeklerini ve kebaplarını tatmadan geçmeyin derim.

Kahvaltının ardından İbrahim Peygamberin ateşe atıldığı Balıklı Gölü,  Hz. Eyüp Peygamberin hastalığını çektiği ve sabrıyla çatlattığı taşı, Hz. Yusuf’un atıldığına inanılan Harran’daki kuyu, Hz. Eyüp’ün ve Hz. İlyas peygamberlerin türbeleri, Şanlıurfa kalesi ve sular altında kalan tarihi Halfeti şehri ile buram buram tarih ve medeniyet kokan mekanları ziyaret ettik.

Jpeg

Şanlıurfa’da ‘Sıra Gecesi’ geleneği, bir arkadaş grubunun haftada bir olmak üzere bir araya geldikleri, sorunlarını konuştukları ve sorunlara çözüm aradıkları toplantılarken; süreç içerisinde yozlaştığı, anlamından uzaklaştığı, eğlence programına indirgendiği gerçeğini rağmen özellikle eğlenceye düşkün olanlara meşhur konuk evlerindeki sıra gecelerine katılmalarını tavsiye ederim. ‘Sıra geceleri’, Urfa gecelerinin vazgeçilmeleri arasında.

Urfa’ya gelip te çiğ köftesini tatmamak da olmaz. Hele de Urfa biberini. Şanlıurfa’nın tarihi hanların bulunduğu Haşimiye meydanında yorgunluk çayı içmek ayrı bir keyif veriyor insana.

Şanlıurfa’yı; okuduğumuz kitaplardan, izlediğimiz belgesellerden ve dost meclislerinden… Urfalıları ise, Mercekhaber Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü gazeteci dostum Mehmet Derviş Canbekli’nin şahsında ve yakın dostları vasıtasıyla tanıma fırsatım olmuştu. Geldim yerinde gördüm ve şaşırmadım. Çünkü Urfalıları Mehmet Canbekli’nin şahsında nasıl gördüysem öyle buldum. Çok misafirperver, çok cana yakın, çok sıcak, çok samimi ve eli açık insanlar”!

Bunca güzelliklerin yanında hızla gelişen ve büyüyen kentimizde az da olsa gözlemlediğim, duyduğum olumsuzluklardan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Urfa, son yıllarda başta Suriyeli mülteciler olmak üzere Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden büyük göç aldı. Nüfusu bir buçuk milyonu aşarak iki milyona dayınmış durumda. Nüfusun kontrolsüz artışı bazı olumsuzlukları da beraberinde getirdi.

Jpeg

Peki neydi o olumsuzluklar?

-Dilencilik artmaktadır: Tarihi mekanlarda turistleri karşılayan çocukların ısrarlı bir şekilde ‘abi buranın tarihini anlatayım’, kabul etmediğiniz takdirde bu sefer ‘şarkı söyleyeyim’ diyerek şarkı söylemeye başlamaları rahatsızlık yaratıyor.

-Ahlaki erozyon yaşanmaktadır: Suriye’deki iç savaş sonrası ülkemize sığınan ve kontrolsüz bırakılan Suriyeli mültecilerin bir kısmı, diğer illerimizde olduğu gibi Urfa’mızda da suç işleme ve fuhuş gibi olaylara karışmakta. İnançlarına, gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı mütedeyyin Urfalılar bu durumdan oldukça rahatsızlar. İkili, üçlü sohbetlerimizde bu rahatsızlıklarını açıkça dile getirmişlerdir. Ahlaki erozyon tehlikesine dikkat çekiyorlar.

“Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur”. Diyerek Urfa seyahatimizin son durağı olan Kent Müzesi’ne geçtik. Şanlıurfa Şehir Surları’nın üzerine inşa edilen ve surların önemli bir bölümünü oluşturan iki bin metrekare alana sahip müze, Anadolu mimarisine uygun inşa edilmiş. Peygamberlerin izi bulunan ve medeniyetler beşiği olarak bilinen Şanlıurfa’nın kültürü, Şanlıurfa Kent Müzesi’nde yaşatılıyor.

Bölgenin en önemli müzeleri arasında yer alan Şanlıurfa Kent Müzesi’nin kentte görülmesi gereken en önemli yerlerden biridir. Devasa müze, ziyaretçilerine unutulmaz bir tarihî yolculuğa çıkarıyor. Buram buram tarih kokan, insanı tarihin derinliklerine götüren Urfa Kent Müzesi gezilmeye değer. Ancak devasa müzede, yetkililer yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi gördüğünü ifade etseler de ziyaretimiz esnasında çok az sayıda ziyaretçiyi gözlemlediğimi ifade etmeliyim. Bu ilgisizliğin nedenini, milletçe okumaya ve araştırmaya önem vermediğimizin bir sonucu olarak görüyorum. Zengin medeniyet ve tarihi geçmişe sahip bir ulus olarak tarihimizden bir haber yaşıyor olmamız üzücü. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi burada da buna şahit olmak şaşırtıcı olmadı elbette!

Peygamberler diyarı ‘şanlı’ Urfa’nın misafirperver, cana yakın, sıcak, samimi insanlarını ve güzel anılarımızı geride bırakarak Gaziantep’e doğru yola koyulduk.

Urfa’dan ayrılırken aracımıza yakıt almak için saptığımız benzin istasyonunda giderayak bir sürpriz ile daha karşılaştık. Depomuzu fullerken elinde iki çay bardağı ile yanımıza gelen genç, ’buyurun’ diyerek bize iki bardak çay uzattı. Böyle bir ortamda böyle bir ikrama alışık olmadığımız için çayları almakta kısa süreli bir tereddüt geçirdik. Bunu  fark eden genç ‘abi ikramımızdır buyurun’ diye seslenince bardakları tepsiden alıp afiyetle içtik. Batı’da pek olası olmayan bu ince ve misafirperver yaklaşımdan dolayı Urfa’nın güzel insanlarına olan hayranlığımız bir kat daha arttı!

Antep’e doğru yol alırken, Rıza dostumla Urfa’nın bizde bıraktığı izlenimi tartıştık. Batı’da kaybettiğimiz değerimizin birçoğunu burada görmekten son derece mutlu olmuştuk. Bu güzel değerleri yaşayan ve yaşatan Urfa’yı takdir ettik.

Ziyaretimizin ikinci gününü Gaziantep’te geçirdik. Antep’te Bakırcılar Çarşısı, Mozaik Müzesi, Kent Müzesi, Savaş Müzesi, Zincirli Bedesten, Cam Müzesi’ni ziyaret etmeden ve İmam Çağdaş‘ta da Antep’in yöresel yemek çeşitlerini ve İstanbul’da ‘lezzet’ anlamında yiyemeyeceğiniz baklavasını yemeden dönmeyin derim!

Zira Gaziantep, mutfağıyla birçok ödülün sahibi olan güzide ilimizdir. Geçtiğimiz günlerde Gastronomi dalında Birleşmiş Milletler eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) “Yaratıcı Şehirler Ağı’na” dahil edilmeye hak kazandığını hatırlatmaktan da geçemeyeceğim.

Özellikle Urfa ziyaretimiz esnasında bize Urfalının o cömertliğini, içten ve samimi yaklaşımını gösteren, Urfa’nın güzelliklerini yaşamamızda eşlik eden ve ilgilenen Ahmet Şipak Bey’e, gazeteci Erkan Ülgen’e (Bekir Ülgen), dost ve yakınlarını alakadar olmaları için devreye sokan Mercekhaber Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü gazeteci dostum Mehmet Derviş Canbekli’ye şükranlarımı sunuyorum.

MEHMET ZENGİN

02/03/2016

`Şanlı` Urfa ve Gaziantep İzlenimlerim | Mercek haber

 


©2010 Copyright Mehmetzengin.net