MEHMET  ZENGİN

‘ERDOĞAN GİTTİ,ARTIK DAHA GÜÇLÜYÜZ’!

09.06.2015

 Türkiye önemli bir seçimi daha arkada bıraktı.Sonuçları üzerinde tartışmalar ulusal ve uluslararası kamuoyunda devam etmektedir. Bir tarafta hükümet yanlısı yazarlar,siyasetçiler ve gazeteciler öz eleştiri adı altında günah çıkarma yarışına girmiş,diğer yandan AK Parti Hükümetini düşürmenin dayanılmaz haz’ı ile kutlamalarda bulunan yerli ve yabancı çevreler…
Üçüncü taraf ise, 14 yıllık iktidarı avucunun içinden kayıp gitmesinin şaşkınlığı ve moral bozukluğu içinde nedenlerini anlamaya çalışıyor….

Bu ahval içerisinde, yaşananları kendi perspektifimden değerlendirmek ve görüşümü paylaşmak istiyorum.

“14 YILDIR ZAFERLERİ PAYLAŞAN BAZI ‘YANDAŞLAR’ İLK MAĞLUBİYETTE GÜNAH ÇIKARMA YARIŞINA GİRDİ” !

7 Haziran’da yapılan seçim sonuçlarının açıklandığı ana kadar yıllarca AK Parti İktidarlarına yönelik ciddi bir eleştiri yapmayan birçok gazeteci,yazar,siyasetçi,eski milletvekilinin ortaya çıkan mağlubiyetle birlikte hemen eleştiri pozisyonuna geçmeleri  ‘iyi dost kara günde belli olur’ ata sözünü hatırlattı bana.AK Parti’nin içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kendine vazife çıkaran ‘yandaşlara’ sormak lazım.AK Parti’ye yönelik yaptığınız bu eleştirilerde belirttiğiniz hususlar 14 yıldır yok muydu? Elbette vardı! Peki neden şimdi dile getiriyorsunuz bunları? Dost eleştirisi olarak açıkladığınız bu hususları neden işler iyi giderken ifade etmediniz de yaşanan bu mağlubiyetin ardından dile getiriyorsunuz? Yapılan eleştirilerden bir kısmı doğrudur.Ancak doğruların söylenmesi için seçilen zaman isabetli olmadığı gibi etik de değildir!

Diğer yandan da bir kısım gazeteci,yazar ve eski vekil dostlarımızın haklarını teslim etmeliyim! AK Parti İktidarına yönelik eleştirilerini seçim sürecinde yaptılar.Ancak onlarda kalemlerinin ayarını biraz kaçırdılar! Yaptıkları eleştirilerin dostane eleştiriler olduğunu ifade etseler de gerçek tam olarak öyle değildi.Eleştiri konuları kısmen doğru olsa da eleştirideki amaçları ahlaki değildi! AK Parti’ye oy kaybettiren bu ‘dost eleştirilerinin’ arkasında yatan asıl neden şahsi ihtiraslardan başka bir şey değildi aslında.Ben varsam her şey güzel,ben yoksam her şey eksik mantığı ile hareket eden bu zevat söylemde dostça eleştiri yapıyorum derken,ihtiraslarına AK Parti’yi feda ediyordu!

Peki AK Parti’ye yönelik yapılan onca eleştiride hiç mi haklı taraflar yoktur diye soranlar hemen söyleyeyim. Elbette vardır.Her zaman yazılarımda belirttiğim gibi İktidarın günahları da vardır,sevapları da…Birçok kişi yanlışlarını günlerdir yazıyor. Ben günahları veya sevaplarından ziyade bu sonuçtan kim karlı çıktı? Kimler sevindi? Kim kaybetti? Sorularının yanıtını ortaya koymaya çalışıyorum.

“AK PARTİ CAMİASI ÖZ ELEŞTİRİSİNİ YAPMALI,HATALARINI DÜZELTMELİ VE  İÇİNDEKİ ÇÜRÜK ELMALARI AYIKLAMALI”

Kimin kazanıp,kimin kaybettiğini sorgulamadan önce AK Parti’nin seçim sonuçlarını önyargılardan uzak değerlendirmesini,öz eleştirisini yapmalı.Hataları belirleyip yeni bir heyecanla o veya bu nedenle kendisinden uzaklaştırdığı seçmeninin gönlüne girmek için ne gerekiyorsa yapmalı.Bunu yaparken de özellikle içinde barındırdığı ve seçmen tarafından kabullenilmeyen,camiaya zarardan başka bir getirisi olmayanlarla yollarını ayırmalıdır.Türkiye’nin,koalisyonlar döneminde yaşayacağı krizlerden kurtulması için AK Parti’nin yenilenmesine ihtiyacı var. Umarım bu dönüşümü başarırlar..

” KAYBEDEN TÜRKİYE OLMUŞTUR”

Seçime giderken umudumuz Türkiye’nin,Milletimizin kazanmasıydı.Bu da ancak oluşabilecek tek partili bir seçenekle mümkün olabilirdi.Türkiye için yazılabilecek en kötü senaryo bir koalisyon hükümeti senaryosuydu.Koalisyonlar,özellikle de Türkiye gibi demokrasisi tam anlamıyla oturmamış ülkelerde kaoslara,krizlere davetiye çıkaran sistemlerdir.1999 ile 2001 yılları arasında kurulan ANAP-DSP-MHP koalisyonu,Türk siyasi tarihimizin son deneyimi olarak hafızamızda yerini almıştır.Kurulduktan üç yıl sonra ülkeye büyük bir ekonomik ve siyasi kriz yaşatan koalisyonunun Türkiye’ye faturası 2.1 katrilyon lira olmuştu!

Türkiye,son 13 yılda ekonomide,dış politikada,sağlıkta,üretimde,silah sanayisinde ve ulaşımda yaptığı müthiş hamlelerle büyüme eğilimindeydi.Bu büyümede,kalkınmada Hükümetimizin payının yanı sıra tek başına iktidarın da olması çok büyük bir etkisi olduğu bir gerçektir.Geçmişte tecrübe ettiğimiz ve ülkeye olumsuz sonuçlar getirdiği bilinen koalisyonlar dönemine yeniden dönmüş olmamız ülkem adına trajik bir durumdur. Siyasi istikrara ve tek parti hükümetine son veren seçim sonuçları piyasaları sarstı. Seçim sonrası ilk günün maliyeti 82 milyar liraya ulaştı.

” KAZANANLAR HER ZAMANKİ GİBİ ONLAR!”

Görünürde seçimi kazananlar, oyunu artıran HDP ve MHP’dir.Ancak ortaya çıkan koalisyon gerçeği ışığında gerçek ‘zafer’ yine faizden para kazanan baronların,Paralel Örgüt’ün,PKK’nın ve onları yönlendiren dış mihraklı çevrelerindir.

Kazanan,”Erdoğan Türkiye’yi İran yapmak istiyordu. Ancak Ortadoğu’da iki İran’a yer yok. Türkiye’de güçlü bir lider olmak üzereydi. Seçim bunu önledi.” ifadelerini  kullanan Siyonist İsrail’in Lideri Perez’dir.Kazanan,” Erdoğan gitti,artık daha güçlüyüz ” diyen Siyonist İsrail’dir.Kazanan,”Selahaddin Eyyübi durduruldu” diyen La Repubblica Gazetesi ve ülkesidir.Kazanan,Finansal Times’dir,New York Times’dir,The Guardian’dır,Bild’dir,The Ekonomist’dir,CNN’dir,Merkel’dir,Esed’dır,ABD’dir ve İngiltere’dir”!

Hülasa-i kelam,Dünya düzenine yön veren Yahudi kuruluşu ‘CFR’ ile bu kuruluşun liderleri olarak bilinen ve serveti Dünyanın 100’ü aşkın ülkenin bütçesinden daha fazla olan Rockefeller (200 Milyar DOLAR)ve Rothshild Ailelerinin de içinde bulunduğu baronlar kazananlar olarak karşımızda duruyorlar.

‘Erdoğan gitti, artık daha güçlüyüz’! diyenler yerli işbirlikçileri ile birlikte geçici biz zafer elde etmiş olabilirler ama Millet henüz daha son sözünü söylememiştir.

Görelim Mevla neyler,neylerse güzel eyler…..

MEHMET ZENGİN

09/06/2015

©2010 Copyright Mehmetzengin.net