MEHMET  ZENGİN

“YAKUP KÖSE İÇİN NEDEN KİMSE DÜNYA’YI AYAĞA KALDIRMIYOR?”

18.01.2015

”Gazeteciler tutuklanıyor diye ortalığı ayağa kaldıranlar,gazeteci Yakup Köse için neden aynı hassasiyet göstermiyor”? Bu soruyu tüm vicdan sahipleri kendilerine sorması gerekiyor.Gerekiyor çünkü; 28 Şubat Postmodern darbesinde ‘hukuk dışı’ gerekçelerle yargılanıp tutuklanan gazeteci Yakup Köse’nin ,10 yıl hapis yatıp tahliye olduktan sonra yeniden cezaevine girmesi kimseyi rahatsız etmemişe benziyor!

28 Şubat Postmodern darbesi mağdurlarından biri olan Yakup Köse, 28 Şubat günlerinde (1996 ), Antalya Murat Paşa Camii’nde düzenlenen Çeçenistan ile ilgili bir gösteride İBDA-C selamı yaptığı gerekçesiyle 14 yaşındayken idamla yargılandı. 10 yıl cezaevinde yattıktan sonra iki yıl önce tahliye olan Yakup Köse bugün yeniden cezaevine girdi.

Yeniden cezaevine girme gerekçesi, 2000 yılında cezaevinde bulunduğu dönemde yapılan bir operasyon sırasında askere mukavemet ve yangın çıkarma olarak gösterildi. 6 yıl 8 aylık mahkumiyet kararı,27 Kasım’da Yargıtay 9. Ceza Dairesinin dosyayı onaması sonucunda kesinleşmişti.

Daha çocuk yaştayken, kendi ifadelerine göre zorla örgüt üyesi olmakla suçlanan ve bunu ispat etmek için de İBDA-C’ye ait bir dergi ve bir su borusu delil olarak gösterilen Gazeteci Yakup Köse’nin yıllardır yaşadığı dram,haksız yere yattığı on yıl ve bugünden sonra yatacağı yedi yılın hesabını soran yok! Geçtiğimiz yıllarda ‘Ergenekon,Balyoz’ gibi davalarda Ülkenin seçilmiş Hükümetini devirmek suçu işledikleri iddiasıyla açılan davalarda,gerekse son aylarda yine seçilmiş Hükümeti devirmek ve “Tahşiyeciler adlı bir Cemaatin lideri ve mensuplarına yönelik büyük bir komplo yapmaları üzerine 120 kişinin aylarca suçsuz yere hapis yatmalarına neden olma iddiasıyla gözaltına alınmalarına birçok kesimden tepki gelmesi, Yakup Köse için neden aynı hassasiyet gösterilmiyor sorusunu akla getiriyor!

Evet ben de soruyorum!

Halkın oylarıyla İktidara gelen Hükümeti çalışamaz hale getirmek,darbe ortamı oluşturmak,Hükümeti yıkmak üzere değişik faaliyetlerde bulunma iddiası mı daha büyük suç,yoksa ‘Cezaevinde isyan çıkarmak,askere mukavemette bulunma iddiası mı’? Bir örgüte üye olma iddiası mı? Kaldı ki Yakup Köse hiçbir örgüte üye olmadığını ve cezaevindeki isyana katılmadığını ifade ediyor…

Ergenekon,Balyoz ve Paralel Örgüt üyesi olma ve Hükümete darbe yapmak gibi çok ciddi itham ve iddiayla karşı karşıya olan asker,bürokrat,polis ve gazetecilerin suçsuz olduklarını daha yargı aşamasının başında ispatlamak; masum olduklarını kamuoyuna inandırmak için tüm güçlerini kullananlar acaba Yakup Köse ve benzeri durumda olan garibanları neden görmemezlikten geliyorlar? Neden onların da haklarını savunma adına Ana Muhalefet veya diğer muhalefet partileri bir basın toplantısı düzenlenmiyor?  Neden gazeteler,sürmanşetten bu hukuksuzluğa dikkat çeken bir haber yayınlamıyor?  Anlı-şanlı gazeteciler,köşe yazarları köşelerinden bu hukuksuzluğa dikkat çekmiyorlar?

Başkasının yaşadığı hukuksuzluğa sessiz kalanlar,kendi başlarına geldiğinde avazı çıktığı kadar bağırmaları; kendi ideolojisinden,cemaatinden,partisinden veya inancından olup da suç işlediği iddiasıyla yargılananları peşinen suçsuz ilan etmeleri kadar, rakip partinin veya ideolojiye mensup kişi veya kişilerin suç işleme iddiasıyla yargılandıklarında peşinen suçlu ilan edilmeleri… Dünya’yı ayağa kaldırmaları ne kadar inandırıcı olabilir? Bu çifte standartlı yaklaşımları iyi niyet ve adaletle değerlendirmek mümkün değildir elbette!

Peki bu çifte standardın temel nedeni nedir?

Türkiye’de hukuksal alanda yaşanan hukuksuzluklar ve çifte standardın temel nedeni kanaatimce ‘Hukuk’ kavramını evrensel anlamda içselleştirememizden kaynaklanıyor.İçselleştiremediğimiz ‘evrensel hukuk’ ;siyasetin hukuka,hukukun siyasete, hukukun hukuka ya da çıkar grupların hukuka egemen olmaya çalışarak söz sahibi olma arzu ve ihtirasına dönüşüyor! Neticede bazen siyasi güç,bazen askeri güç,bazen medya ve bugün olduğu gibi Cemaatlerin eline yargısal güç geçtiğinde kendilerine rakip olarak gördükleri veya menfaatine halel getireceklerini düşündükleri kurum veya kişilere yönelik hukuksuz uygulamaları reva görürler,çifte standart uygulayabilirler. İşte bu anlayış bugün Yakup Köse ve benzerlerine çifte standardı reva görüyor.Evrensel Hukuku içselleştiremediğimiz sürece,hangi parti,cemaat,din,mezhep vs ait olursak olalım her birimizin bu gibi durumlarla karşılaşabileceğimizi unutmamalıyız!

Türkiye’de ‘hukukun’ kronikleşmiş sorunlarından nasıl kurtulabiliriz?

Uzun yıllardır görülen, siyasetin hukuka,hukukun siyasete ve de en kötüsü hukukun hukuka egemen olmaya çalışarak,çatışarak söz sahibi olmaya çalışması gerçeğine dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu süreç çok tehlikeli bir süreçtir!

Son yıllarda,özellikle de son zamanlarda hukuk adına yapılanların, hukuka ve hukukçulara olan güveni azaltmakta olduğunu görmeli ve bu tehlikeli gidişe bir son vermeli.Sorumlu sahibi herkesin şapkasını önüne almalı.

Hukuk herkese lazımdır ilkesini aklımızdan çıkarmamalı.Yaşanan yargısal süreçlere bu çerçevede bakmalı! Aksi takdirde toplumun, adalete olan güveni sarsılmaya devam edecek. İnsanların ve toplumun adalete olan güveninin sarsılması, devletin temelinin sarsılması anlamına gelir. Adalet tüm bireylerin vazgeçilmezi olmalıdır. Herkesin yargıya güvenebilmesi ve adaletten korkmaması için hukukçular hukukun temel prensiplerine,bağımsız ve vicdani kanaat ile karar verme yükümlülüklerine sonuna kadar riayet etmeli.

Yargı, ülkede yaşayan her bireyin güvencesi ve hukukun teminatıdır. Öylede olmalıdır!  Ancak bu, erkler ayrılığı prensibinin işletilebilmesi halinde bir anlamı vardır. Yargı erkini kullananlardan bazıları bu gücünü yürütmenin egemenliğinde, Cemaatin yada kendi çıkarına, veya kendi ideolojik gurubuna menfaat sağlamak amaçlı  kullanılırsa hukukun üstünlüğü prensibinden söz edilemez.Bu yaklaşım  kimseye bir yarar da sağlamayacağına göre yapılması gereken şey; siyasi, ideolojik,etnik ve örgütsel kaygılardan uzak ve evrensel hukuka bağlı kalarak meselelerimizi çözmektir…

Sorumlu kişilerin ‘hukuk’ bağlamında yaşanan sorunu bu bakış açısı ile çözeceği, hukuka yönelik kaybolan güvenin tekrar tesis edileceği… Yakup Köse gibi hukuk mağdurlarının özgür olacağı ve hukuksuzluğun biteceği günlere…

MEHMET ZENGİN
Aralık 2014

©2010 Copyright Mehmetzengin.net