MEHMET  ZENGİN

"ORDU,GEREKLİ GÖRDÜĞÜNDE HÜKÜMETE MÜDAHALE ETMELİ MİDİR?"

19.01.2014
 "Ordu,gerekli gördüğünde hükümete müdahale etmeli midir?"

Türkiye, 1950 yılındaki demokratik seçimlerle çok partili hayata geçtiğinden bu yana TSK, iç güvenliğin tehdit altında olduğunu iddia ederek bazen  yasaların geçmesini engellemek ya da geçirmeye zorlayarak, bazen de Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini istifaya zorlayarak ya da alaşağı ederek demokratik sivil yönetime müdahale etmiştir. Bu darbe ve muhtıralar bazen emir komuta zinciri içinde(12 Eylül Darbesi gibi); bazen de emir komuta zinciri dışında sadece bir grup subay tarafından ( 27 Mayıs Darbesi gibi) planlanmış ve icra edilmiştir.

27 Mayıs 1960 darbesi ,Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşen ilk askerî darbedir. Bu darbenin ardından hükümetleri istifaya zorlamak amacıyla çok sayıda darbe ve muhtıralar verilmiştir. Türk Demokrasi`sinin yüz karası darbe ve muhtıralar sırasıyla şunlardı; 27 Mayıs 1960 darbesi,12 Mart 1971 muhtırası,12 Eylül 1980 askeri müdahalesi takip etti. 28 Şubat 1997`de post-modern darbesi olarak adlandırılan darbenin ardından  27 Nisan 2007 tarihinde hükümete verilen" e-muhtıra" ile darbe ve muhtıra dönemi sona erdiği düşünülmektedir!

Türkiye Demokrasi hayatı, sadece bu darbe ve muhtıralardan çekmemiştir.Bunların yanı sıra çok sayıda darbe girişimlerine maruz kalmıştır. "Dokuz Subay Olayı" ,"22 Şubat 1962 Ayaklanması ","20 Mayıs 1963 Ayaklanması" ,"20 Mayıs 1969 Darbe Teşebbüsü " ,"9Mart 1971 Darbe Teşebbüsü" ,"Kafes Eylem Planı" ,"Sarıkız ","Ay Işığı","Yakamoz","Eldiven" darbe planları,"İrtica ile Mücadele Eylem Planı", "Balyoz darbe planı " ve daha niceler...!

2007 yılından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri`nin bazı muvazzaf ve emekli mensupları, darbe planı ve ülkeyi kontrol atına almak amaçlı kaos planlarına ilişkin davalarla ilgili olarak yargılanmaya başlanmıştır. Bu davalar arasında Sarıkız,Ayışığı,Yakamoz ve Eldiven darbe teşebbüsü iddiaları, Balyoz darbe planı,İrtica ile Mücadele Eylem Planı,Ergenekon davaları,12 Eylül Darbesi ve 28 Şubat Süreci davaları bulunmaktadır.

1950 yılındaki demokratik seçimlerle çok partili hayata geçtiğimizden 2007 yılına kadar halkın oyları ile seçilen hükümetlerin alaşağı edilmesi ve edilmeye yönelik onlarca planların yapılmasını ;Türk Silahlı Kuvetleri`nin kurumsal olarak ya da bazı subayların kendi başlarına inisiyatif alarak ülkeyi yönetmek,sistemi koruma içgüdüsü veya "demokrasiyi içselleştirememeleri gibi sebeplerle açıklamak tek başına gerçekçi bir değerlendirme olmayacaktır.

 Sivil yönetime yapılan müdahalelerin gerekçeleri arasında herkesin bildiği nedenlerin yanında en az bunlar kadar etkili faktör olan ve darbelerin yapılmasında itici güç etkisi yapan başka bir "etken" vardır .O etken,"halkın anımsanmayacak bir bölümünün "darbeleri" desteklemesidir!

Evet yanlış okumadınız! 63 yıllık demokrasi hayatımızda,demokrasiyi bu ülkede neden bir türlü yerleştiremediğimizi, içselleştiremediğimizi ya da

kurumlaştıramadığımızı çok iyi açıklayan trajik durum, halkımızın yaklaşık % 30`unun; "Ordu gerekli durumlarda hükümete müdahale etmelidir"! Düşüncesinde saklıdır.

Bu kanaate nereden vardığımı merak edenlere Nisan 2013 yılında yayınlanan "BİLGESAM" raporunu dikkatlerine sunmak istiyorum:

"BİLGESAM, `Türk Silâhlı Kuvvetlerine Toplumsal Bakış` adlı Nisan 2013 tarihli raporu bize neden darbelerden ve darbe planlarından kurtulamadığımızı çok net bir şekilde ortaya koymaktadır.

"BİLGESAM" raporunda konumuzla ilgili bölümü: 

-Ergenekon yapılanmasının varlığına inanmıyorum diyenler: % 53.5

CHP`ye oy verenlerin sadece %18`i, MHP`lilerin de % 38`i bu yapının varlığına inanıyor.AKP `de % 87.5, BDP `de % 82.

-Ordunun 28 Şubat ve 27 Nisan müdahalelerini haklı buluyorum diyenler % 30.7

-AK Parti ve BDP`lilerin % 13`ü, CHP`lilerin % 54`ü 28 Şubat ve 27 Nisan`ı haklı görüyor.

-Ordu gerekli durumlarda hükümete müdahale etmelidir diyenler

-AK Partililerin % 15`i, BDP`nin % 9.6`sı bu düşünceyi benimserken, CHP`nin % 49.3`ü, MHP`nin de % 43`ü, gerekirse ordu müdahalesine yeşil ışık yakıyor.

Halkın yaklaşık üçte biri;demokratik ülkelerde görülmemesi gereken `ordunun gerektiğinde hükümete müdahale edebileceğine` destek vermesi demokrasimiz ve ülkemiz adına üzüntü verici bir durumdur!

Ordu gerekli durumlarda hükümete müdahale etmeli midir? Sorusuna verebileceğim tek yanıt "asla" olabilir! Hiçbir şartta böyle bir tasarrufta bulunmamalı,bulunamamalıdır! Bırakın müdahale etmeyi, müdahale söylemi bile ülkem için bir utanç kaynağıdır!

Umarım ve dilerim ki 2007 yılında son verilen bu anlayışın ülkemden dönmemek üzere tarihin çöplüğünde yerini almasıdır!  

Mehmet Zengin

16/04/2013

mehmetzengin16@hotmail.com


©2010 Copyright Mehmetzengin.net