MEHMET  ZENGİN

MUHAFAZAKAR CAMİA SANATLA BARIŞMALI!

28.12.2012

Muhafazakar camia sanatla barışmalı!


Yıllardır İslâm dünyasında "İslâm ve tiyatro, İslam ve sinema" kısaca “İslam ile Sanat” bağdaşır mı,bağdaşmaz mı tartışılır! İslâm ülkelerinde ve özellikle de ülkemizde genel anlamda bu iki kavramın yan yana getirilmesine karşı bir duruş sergilenmektedir. Dini bütün bir müslümanın;Sinema,tiyatro ve sanatın diğer alanları ile ilgilenmesi nedense hep yadırgana gelmiş.

Kendisini dindar olarak kabul eden çevreler, İslâm`da sanatın yerinin olmadığını ileri sürerken; kendisini dindar olarak kabul etmeyen kesim de mütedeyyin insanların sanatın içinde olmaması gerektiğini benimsemişlerdir.Her iki çevrede İslam’da “sanatın” olmaması noktasında birleşmektedir.Kendisini dindar olarak kabul etmeyen kesimin karşı çıkışının nedeni, bu alanda kendilerinin hüküm sürmeyi arzu etmeleri ve “gerici” olarak gördükleri mütedeyyin insanları bu alandan uzak tutma çabalarıdır! Aynı kesimin yıllardır dindar kesimi ülke yönetiminden uzak tutmak için olağanüstü çaba sarfetmesi ve akla hayale gelmeyecek entrikalar çevirmeleri ile “İslami sanata” karşı olmaları aynı düşüncenin ürünüdür!

Kendisini dindar olarak kabul etmeyen çevrelerin üste belirttiğim yaklaşımlarını anlayabiliyorum ama kendilerini “dindar” olarak adlandıran kesimin sanattan uzak durmasını ve bu alanı İslami hassasiyeti olmayanlara terk etmesini anlamakta güçlük çekiyorum! Bu uzak duruşu İslam’a dayandırmaları da ayrı bir garabettir!

Peki İslam Dini iddia edildiği gibi sanata topyekün bir karşı duruş mu sergiliyor,yoksa ortada yanlış bakış açısından kaynaklanan bir sorun mu var?

İslâm dini bazı sanat dallarına yasak getirmiştir elbet. Özellikle heykel ve resme karşı tutum geliştirmiş.Dinî olsun ya da olmasın, figüratif resme, putperestliği yeniden özendirebileceği, canlandırabileceği düşüncesiyle karşı çıkmıştır.

İslâmî adaba ve genel ahlâk kurallarına uygun olması, içki, kumar gibi dinin haram kıldığı temalardan uzak durmak şartıyla sanatın bazı dallarında faaliyet göstemenin sakıncası olmadığını bilakis kitlelere dinin hakikatlerini ulaştırmada bir araç olarak kullanılabileceğini düşünmekteyim. Sanatı Allah rızası için, beşeriyetin gelişmesi için kullanması esastır kanaatimce.

Bugün İslami kesimden yükselen eleştirilerde sinema ve dizilerimizin toplumu ve gençlerimizi olumsuz etkilediği tarihimizi yanlış aktardığı ileri sürülmektedir. Bu iddialara katılmakla birlikte çözümün bağırıp -çağırmak ya da eleştirmek olmadığını düşünmekteyim! Karanlığa sövmek yerine aydınlanması için bir mum yakılması gerekiyor. Dindar kesim bu noktadan sonra önemli bir yol ayırımındadır. Ya bugüne kadar yaptığı gibi sadece eleştirecek, ya da saplantılarından kurtulup Mesut Uçakan ve Merhum Hasan Nail Canat gibi üstadların başlattığı İslami sinema,İslami tiyatro gibi sanat dallarına önem verecek. Bu işe emek verenlere maddi ve manevi destek sağlayarak yetenekli gençlerimizin sanatsal faaliyetler alanında önemli eserler ortaya koyması sağlanmış olacaktır. Böylece yıllardır tek yaptığımız eleştirme konumundan üretme konumuna geçmiş olacağız. Ahlaki değerlere saygılı,tarihimizin hakikatlerini gençlerimize aktararak büyük bir boşluğu doldurmuş olacağız!

Mehmet Zengin

30/11/2012

©2010 Copyright Mehmetzengin.net