MEHMET  ZENGİN

27 MAYISI VE MENDERES’İ DOĞRU ANLAMAK

07.06.2012

Bugün, Halkın %57 ‘sinin oyu ile iktidara gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlarından merhum Adnan Menderes’in; halkın parasıyla geçimini sağlayan memurlar tarafından hukuksuz ve insafsız bir şekilde insanlık dışı işkenceler ve aşağılamalarla geçen bir yargılamanın ardından katledilişinin 59. Yıldönümü.

Ülkenin seçilmiş başbakanını, hukuk dışı ve bir o kadar da trajik komik gerekçelerle alaşağı eden ve ardından idam eden 27 Mayıs zihniyetinin; Türk demokrasi tarihine “kara bir leke” olarak geçen bu vahşice uygulamasını, bu ülkenin bir vatandaşı olarak lanetleyerek yazıma başlamak istiyorum. Her ne kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi 1990 yılında çıkardığı yasayla, Menderes ve onunla beraber idam edilenlere itibarlarını iade etmiş olsada, tarih ve mahşeri vicdan bu utancı asla affetmeyecektir.

Merhum Adnan Menderes’in idam edilmesinin arkasında yatan sebeplerden biri “inançlı” olması ve halkının manevi değerlerinin yanında olmasıydı. Adnan Menderes’in, bu memleket için yaptığı birçok unutulmaz hizmeti vardır. Hizmetlerinin arasında en önemlisi Minarelerden “Tanrı Uludur” yerine “Allah’ü Ekber” sedalarının yükselmesini sağlamaktı. Merhum Menderes’in idamına giden süreçte bardağı taşıran son damla, CHP döneminde ülkeye “Marshall” yardımı adı altında kapak atan küresel güçlerin, şirketlerine yönelik talep ettikleri kapitülasyonları kabul etmemesi olmuştur. Menderes; kredi taleplerinin, yabancı şirketlere büyük imtiyazla tanınması karşılığında verilmesini kabul edilemez olduğunu düşünmüştür. Düşünmesindedir çok haklıydı. Zira böyle bir imtiyaz, ülkenin bu dev şirketlere, dolayısıyla da küreselcilerin emrine vermekle eşdeğerdi. 

Menderes’i ipe götüren, onun milli hassasiyetleri olmuştur. Kendi ülkenin çıkarlarını, küreselcilerin çıkarları ve planları üzerinde gördüğünde karşılaşacağın sonuç maalesef böyle olmakta. Abdülhamid Han Turgut Özal, Muhsin Yazıcıoğlu ve niceleri hep aynı akibet uğramadılar mu? Başkan Erdoğan’a yönelik aynı gerekçelerle 17-25 Aralık Asker-Yargı Darbesi, MİT Tırları Operasyonu, Gezi kalkışması ve 15 Temmuz Darbe girişimi vizyona konulmadı mu? Küreselcilerin şirketlerine petrolünü emanet etmediği için Venezuella liderine darbe yapılmak istenmedi mi? İsrail’in nükleer silah üretmek için inşasına başladığı tesisi durduran ve yine küreselcilerin elinde tuttukları Dolar basma yetkisini ellerinden alıp halk adına devlete bağlayan ABD Başkanı Kennedy’nin suikaste kurban gitmedi mi?

Ve daha nice örneklerde olduğu gibi Adnan Menderes’te küreselcilere köle olmadığı için katledildi.

Adnan Menderes’e reva görülen bunca işkence ve aşağılamalara karşın, kendisini asma kararı verenlere ve kararı infaz edenlere yönelik söylediği şu ifadeler onun kararlılığını, cesaretini ve merhametini gösterdiği gibi “demokrasi” davasında er ya da geç kazanacağına; kendisini idama götüren zihniyetin ise kaybedeceğine olan inancını ortaya koyar gibiydi. İşte Menderes’in ağzından o tarihi sözler:

”Sizlere dargın değilim, sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde, deyiniz ki Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950′de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaksınız. Ama şimdi milletle el ele verecek Adnan Menderes`in ölümü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen merhametim sizlerle beraberdir.”

Menderes’in dediği gibi bu halkın laneti her zaman bu darbecilerin üzerinde, elleri ise yakasında olmuştur. Olmaya da devam edecektir! Sevindirici nokta ise, yıllar sonra da olsa bu millet, onlardan ve takipçilerinden hesap sorabilme noktasına gelmiş olmasıdır.

Adnan Menderes ve arkadaşları milletimiz tarafından her daim rahmet, saygı ve sevgi ile anılacaklardır. Buna karşılık darbeyi yapanlar bu halkın lanetini üzerlerinde taşırken, isimleri bile hatırlanmayacaktır.

Yazıma merhum Adnan Menderes’in sarf ettiği o unutulmaz sözü ile son vermek istiyorum.

“Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi millet el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. “

Merhum Adnan Menderes ve bakan arkadaşları Fatih Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan’ı rahmet ve minnetle anıyorum. Mekanınız cennet olsun…

Mehmet Zengin






©2010 Copyright Mehmetzengin.net