MEHMET  ZENGİN

NEREYE KADAR ÖZGÜRLÜK!

03.04.2012

NEREYE KADAR ÖZGÜRLÜK!

     Bireysel hak ve özgürlükler her dönem gündemin en önemli konularından biri olmuştur.Toplumun farklı kesimleri yıllarca evrensel anlamda “hak ve özgürlüklere” sahip olamadıklarını söyleye gelmiş,bunları elde edebilme adına mücadele içine girmişlerdir.Geçen bunca yılın ardından bugün hala “hak ve özgürlüklerin” yetersiz olduğunu öne süren farklı kesimlerin olması,üzerinde düşünülmesi ve demokrasinin temelini oluşturan “bireysel hak ve özgürlükleri “evrensel” anlamda ülkemize getirmenin gayreti içine girmeliyiz.Peki ama evrensel anlamda “hak ve özgürlük” nedir? Bireysel hak ve özgürlüklerin sınırı nedir? Bu soruların cevabını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne bakarak yanıt vermeye ve son günlerde öğrencilerin eleştirilerinde haklı olup olmadıklarına bir yanıt aramaya çalışalım.

      Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`nin 10. maddesi ifade özgürlüğünü düzenler. Bu itibarla maddenin birinci fıkrasında ifade özgürlüğünün kapsamı, ikinci fıkrasında ise sınırları belirtilmiştir. Buna göre herkes görüşlerini açıklama ve kendini ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Özgürlükler, demokratik bir toplumda zorunlu tedbirler çerçevesinde, kamu emniyetinin veya bireysel hakların korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi gibi nedenlerden dolayı, yasayla öngörülen koşullarda sınırlamalara gidilebilir." Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde evrensel özgürlüğün kapsamı ve sınırları üste görüldüğü gibi belirlenmiştir.Bu itibarla “özgürlük”;bireylerin kendi hür iradeleri ile kimsenin hakkına girmeden tüm özgürlükleri kullanma hakkıdır. Kişilerin hak ve özgürlükleri başkalarının hak ve özgürlüklerine zarar vermemeli. Bir diğer ifadeyle hak ve özgürlüklerimizin sınırı diğerlerin hak ve özgürlüklerinin başladığı yerde biter.

     Demokrasilerde bireylerin sahip oldukları haklar görüldüğü üzere sınırsız değildir.Öyle ise kimse, bu ülkede demokrasi var öyle ise ben toplantıları basarım, toplantının yapılmasını engellerim ya da polise sopalarla saldırırım,gazetecilere ve siyasetçilere yumurta fırlatırım deme hakkını kendisinde göremez,görmemeli.Elbette siyasetçiler,gazeteciler ya da beğenilmeyen kararlar protesto edilebilmelidir.Protestolar ve eylemler demokratik bir hak olduğu kadar demokrasimizin sağlıklı işlemesi için zaruridir de.Elbette haklarımızı hukuk kuralları içinde kalarak kullanma şartı ile…

    Son günlerde yaşanan öğrenci protestolarında polisin kullandığı ‘orantısız güçü ‘ eleştirmekle birlikte göstericilerin önce emniyet güçlerine sözlü hakaretleri ardından da sopalarla saldırmış olmalarını gözardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Öğrenci gösterilerinde yaşanan arbede ve demokrasimize yakışmayan görüntüler gazete köşelerinde ve medya ekranlarında günlerce tartışıldı.Tartışmanın odağında polisin kullandığı iddia edilen “orantısız güç” vardı.Halbuki polisin “orantısız güç” kullanması kadar “öğrencilerin” polisi tahrik etmesi,şiddet içeren davranışlarda bulunmaları da gündemi oluşturmalıydı! Öğrencilere, yaptıkları eylemlerde şiddet içeren hal ve hareketlerde bulunmamaları tavsiye edebilirdi. Konuşmacılara yumurta atmanın,polise sopalarla saldırmanın ve toplantının yapılmasını engellemenin demokratik bir davranış olmadığını söyleyebilmeliydiler! Üzülerek ifade etmek istiyorum ki yazarlarımızın ve siyasetçilerimizin çoğunluğu öğrencilerimizi masum, polisimizi suçlu gösterme çabasına girmişlerdir.Bu tutum tehlikeli bir yaklaşımdır kanımca.Öğrencilerin şiddet içeren eylemlerinin legalleşmesi,hatta dozajının artmasına neden olabilecek riski içinde barındırmaktadır! Konuşmacılara yumurta atmak,izinsiz gösteri yapmak ve toplantıların yapılmasını engellemenin göstericiler nezdinde özgürlüğün gereği olarak algılanmaya başlanması riski geleceğimiz adına çok ama çok tehlikelidir!

    Bu tehlikeyi önlemek için polisimiz ve yöneticilerimiz daha hoşgörülü olmaları ne kadar önemli ise, muhalefetin de hükümeti zor durumda bırakma adına demokratik olmayan gösterilere,izinsiz eylemlere hoşgörü ile bakmaması o kadar önemlidir. Bu tutum demokrasimizin yerleşmesi adına çok önemli olacaktır. Demokrasimizin yerleşmesi ve gelişmesi isteniyorsa,herkesin hukuk kuralları içinde kalarak haklarını kullanması gerekir.Aksi bir tutum içinde olmak iyi niyetle izah edilemez!  

 

Mehmet zengin

24/12/2010

©2010 Copyright Mehmetzengin.net