MEHMET  ZENGİN

RÖPORTAJLARIM

28.11.2011
     Fuat Köprülü İlköğretim Okulu’nda sınıf öğretmenliği yapan Talip Demir’in yakın zamanda piyasaya çıkan "Oğlum Okuyacak" adlı roman türündeki kitabını ve bundan sonra yazarlıktaki hedeflerini konuştuk.
  KENDİNİZİ TANITIR MISINIZ ?

   1969 Bursa Orhaneli doğumluyum. İlk orta ve lise tahsilimi doğup büyüdüğüm kent; Bursa’da yaptım. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü bitirdim. Bingöl ili Genç ilçesi Sağgöze Köyü’ne 1991 yılında öğretmen olarak atandım. Askerliğimi yine bir doğu ili olan Muş – Bulanık – Şehittahir Köyü’nde asker öğretmen olarak yaptım. Halen İstanbul Pendik Fuat Köprülü İlköğretim Okulu’nda uzman sınıf öğretmeni olarak mesleğimi sürdürmekteyim.

  İki yüz altmış civarında şiirim var. Baskıya hazır bir roman çalışmam da var. Hem şiirlerimi hem de yeni romanımı bastırmak için uğraş içindeyim. Umarım en kısa zamanda düşündüklerimi gerçekleştiririm.

  Evli ve üç çocuk babasıyım.
“OĞLUM OKUYACAK” romanınızdan söz eder misiniz?

Oğlum okuyacak adlı romanı üç ay içinde yazdım. Bu romanda; yaşadığım, tanıdığım coğrafyaya, mesleğimin karakterinde kurguladığım bir aşkı anlattım. Bu romanın, sevmeyi tensel kazanım olarak görenlere (seni kimseye yar etmem anlayışlı âşıklara) güzel bir cevap niteliği taşıdığını düşünüyorum.

ÖĞRETMEN OLMANIZ YAZARLIĞINIZA ETKİSİ OLDU MU?
Öğretmen olmamın yazarlığıma katkısı elbette oluyor. Almış olduğum eğitim en azından çalışmalarımın alt yapısını oluşturuyor. Çevremde yaşanan olayları gözlemim ve duyarlı olmam beni bu hususta öne çıkaran faktör. Çünkü her öğretmen yazmıyor. Herkesin ilgi alanı aynı değil.

KİTABINIZIN ANA KAHRAMANI KİMDİR?

Kitabımda bir öğretmenin gönül hikayesi yer alıyor. Yazar, öğretmen, roman kahramanı öğretmen olunca okuyucu doğal olarak; “Halit, Talip mi?” şeklinde soru yöneltiyor. Halit ile Talip’in benzerliği hayli fazla. Yaşadıkları yer, okudukları okul, meslekleri, çalıştığı görev yerleri, düşünce yapılarında paralellik söz konusu. Halit, ne kadar Talip diye sorarsanız, % 100 Talip, Talip ne kadar Halit derseniz ona yüzde verebilmem imkânsız. Halit tamamen Talip’in ürünü. Halit’e yaşam veren Talip. Hayali kahraman Halit, çok güçlü iradeye sahip iken onu kaleme alan yazarında aynı iradenin olduğunu sanmıyorum. Kitabın yazarı, kendini merkeze alarak sanal bir aşkla, olduğu değil, olmak istediği kendini anlatmış denilirse, ona itirazım olamaz.

Görev yerimizin zorluklarının dile getirildiği bir toplantıda, İlçe milli eğitim müdürümüz “İnsanları olgunlaştıran, yaşadıkları zorluklar, gösterdikleri fedakârlıklardır. Sende bunu görmek istiyorum.” demişti. Doğuda geçen dört yıllık görev hayatımın her türlü zorluk ve fedakârlıkları ziyadesi ile kapsadığını düşünüyorum. Bingöl – Elazığ arasında şehit edilen 33 asker arkadaşımdı. Büyük çoğunluğu yakın köylerde çalışan asker öğretmenlerdi. Selahattin Aysan. Abdullah Kara, Ersoy, Yahya…gibi. Ben köyden geç gelmiş onların otobüsünde yer bulamamıştım. Bingöl’den bir gün önce ayrılmak zorunda kalmıştım. Romanda tam manası ile hayatımı anlatsaydım böyle bir olayı göz ardı eder miydim?
BU ROMANIN İÇİNDE SİZİ NE KADAR GÖREBİLİYORUZ?

Okuyan veya kitabı eline ilk kez alan dostlarım “hayatınızı mı yazdınız?” sorusunu yöneltiyor. Romanın kahramanı Halit’in yerinde olmak istemem ancak Halit karakterli olmayı çok isterim. O da istemekle elde edilecek bir vasıf değil.

ROMANDA GERÇEK OLAYLARDAN SÖZ EDİLİYOR, BU DURUM SANKİ GERÇEK HAYATTAN ALINMIŞ HİSSİ VERİYOR BU KONUDA BİZLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ ?

Evet, romanda doğuda dört yılı geçmiş bir öğretmenin bölgeye bakış açısı da yansıtılmaktadır. 99 Marmara Depremi, 2000 Galatasaray’ın UEFA şampiyonluğu ve terör örgütünün elebaşsısının yakalanışı gibi bir döneme damga vuran olaylar da dile getiriliyor. Bu olaylar çerçevesinde süreç akıtılıyor. Romanın ayaklarının sağlam yere basması için bir hayat hikâyesi havası kattık.

ROMANINIZ TÜRK FİLMİ TADINDA MI?

Hayır, son yıllarda Türk dizilerinde gördüğümüz kimin eli kimin cebinde entrikaları ile Türk aile yapısına tezat ilişkiler benim kitabım OĞLUM OKUYACAK’ ta yok. Ya ne var? Aile saadetinin sadakatte yattığı gerçeği üstüne basa basa ısrarla haykırılıyor.

BU KİTABINIZIN DIŞINDA BAŞKA BİR PROJE ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR MUSUNUZ?

Evet baskı aşamasında olan yeni bir kitabım var.

BU KİTABINIZIN İÇERİĞİ HAKKINDA BİZE BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

Üzerinde çalıştığım projeyi özetleyecek olursam; Bir Anadolu kentinde küçük yaşta öksüz kalıp annesi ile hayatını sürdüren çocuğun yaşamı, yapmak istedikleri, işlemediği bir suçun üzerinde kalması ve yalnız kalan zavallı kadının dram dolu yaşamını kurgulamaya çalıştım. İnanın bazen içimdeki kötülükleri kâğıda dökünce, suçluluk duygusuna kapıldım. (Kendimi ihbar edip etmeme konusunda tereddüde düştüm!) Bu çalışmam hazır olup baskı aşamasındadır.

“Oğlum Okuyacak” romanımı okuyan dostlarım olayın devamını merak ediyor onun da hikâye haritasını oluşturmaya başladım. Eğer destek bulursam yazmaya devam edeceğim.

©2010 Copyright Mehmetzengin.net